Güneş Tan ile Bilinçaltı Dönüşümü – ARTT (2. Bölüm)
Melda Tunçel, Gazeteci, TV Sunucusu 05 Eylül 2012
Bundan 1,5 ay önce sevgili dostum GÜNEŞ TAN ile yaptığımız ARTT çalışmasından bahsetmiş, deneyimlediğim seansı sizlerle paylaşmıştım. Sonrasında araya giren ramazan, bayram ve ardından Kıbırs Mayi Ay – Farkındalık Semineri sürecinde, hem yaşadığım bu nötrlüğün sonuçlarını görmek, hem de biraz da hayatımı izlemek adına bu yazıyı biraz geciktirdim bu yüzden öncelikle kusura bakmayın ..

NOT: Daha önce okumayanlar için : ARTT Çalışma 1. Bölüm yazısı
için profil sayfamdan NOTLAR bölümüne girerek, 21 Temmuz
2012 tarihli aynı başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.

GÜNEŞ TAN artık hepinizin yakından tanıdığı, çalışmalarını henüz deneyimlemediyseniz bile eminim niyet ettiğiniz, farkındalık -enerji- değişim- gelişim– dönüşüm- çekirdek inanç konularına farklı bir açıdan bakan birisi. İlk buluşmamızda henüz ARTT seansı deneyimlemeden önceki heyecan ve merakım artık azalmış yerini daha bilinçli bir BEN'e bırakmıştı. Ee ne de olsa artık farkındalık düğmesine basmıs, kendimi mükemmel kayanağa teslim etmiş, akışın huzurlu enerji ışığı içinde olmanın hazzına varmıştım. Bu kez Güneş'in uyarmasına bile gerek kalmadan önce tuvalete uğrayıp sonrasında mis kokulu, yarı loş ve medidatif müziklerle insanı davet eden seans odasına yüzümde tebessümle girmiştim. Göz bandını takıp, yatağa uzandığımda birazdan bana izlettirileceklere hazırdım. İlk seansta şaşkınlıkla karışık gördüklerim, ‘Bana ne anlatmak istiyorsun?' diye sorduğumda aldığım cevaplarla öylesi net ve samimiydi ki, şimdi de istediği rüyayı görüp uyanınca gerçek olacağını bilen çocuklar gibi şendim. Çünkü Güneş bana defalarca ARTT ile, kendimizi kapadığımız perdelerin kalktığını, evrenin istediklerimizi bize sunmak için işbirliği içine girdiği bir çalışma olduğunu söylemişti ve artık ben buna inanmaktan öte bilen biri olmuştum yaşadığım deneyimlerle. O yüzden tarifsiz bir huzurun içine bıraktım kendimi o an'a yeniden. "Hayata baktığınızda ne yaşamış olursanız olun deneyimlenen tek şeyin duygular olduğunu fark edersiniz. Bu duyguların yarattığı tepkiler ise hayatımızı istediğimiz ve hatta istemediğimiz gibi şekillendiriyor dedi GÜNEŞ TAN" O günkü seans konumuz bir öncekinden daha farklı olacaktı ve benim "Nedennnn?" diye sorup bir türlü cevabını alamadığım birbirine örülü çözümleyemediklerim vardı. Gözlerim kapalı olduğu halde yatarken, sol koluma yumuşacık dokunup sorumu kendime tekrarlamamı istedi Güneş. Ve sorduğum soruyu bedenimin neresinde hissettiğimi bulmamı bekledi. Önce göğsümde sonra bedenimin sol tarafında beliren karıncalanma ile karışık ağrı duygusu ilk hissedebilediklerimdi.. Ardından duru bir suyun içinden çıkarken giymem için karşımda bir gömlek gördüm. Beyaz bir gömlekti bu , sade dizaynı , abartısız ve gösterişsiz kesimi ile öylesine bir gömlek.. Ama onu farklı ve çarpıcı kılan bir albenisi vardı. Bembeyaz gömleğin üzerindeki düğmeler; yakasından , manşetlerine kadar siyah boncuk düğmelerle dikiliydi. Ayrıca tüm dikişleri de beyaz yerine siyah iplik çekilerek özenle dikilmişti. Peki ama neydi bu gömlek, kimin gömleğiydi? Neden elim ona uzanıp alıp giymek isterken diğer yandan da bakıp neyi anlamaya çalışıyordum ? Sor dedi Güneş gömleğe : ‘ Bana ne anlatmak istiyorsun' diye sordum. Cevap yoktu, ben şaşkındım..Sanki gözlerim kapalı ama şuurum açık bir rüyanın içinde önümde siyah düğmeli gömlek ile konuşup ondan gelecek cevabı beklemekteydim. Gömlek askıda dururcasına düzgün halinden çıkmış eğilip bükülmeye başlamıştı bir anda karşımda.. Beyaz kumaş ile siyah düğmeler birbirine karışıyor, birbirinin içinden içiçe geçiyordu ki ….. İşte o an anladım! Bana anlatılmak istenen YING-YANG'dı.. * Yin ve Yang felsefesi, dünyada bugün varolan gelmiş geçmiş tüm bilgi kaynaklarının temelinde görünebilen, karşıt kutupları ve bu kutupların birbiriyle olabilecek her türlü ilişkisini ortaya koyma halidir.. O olmadan diğerinin olmadığı iyi ve kötüyü – gece ve gündüzü , eril ve dişil enerjiyi ifade eder. Ve var olan her şeyin zıtlığı ile varlığının kabul halidir. İşte şimdi karşımda bana giymem için sunulan bu gömlek, hayat duruşum içinde almam gereken yeni bir hali bana gösteriyordu. Öylesi derinden etkilendim ki, gözlerim bandın ardında kapalı olduğu halde gözyaşlarım yanaklarıma ılık ılık süzülmeye başladı . Sorduğum ve yargıladığım soruların içindeki zıtlıkları kabule geçişim o an başlamıştı bile bunu hissedebiliyordum çünkü karıncalanma ve sızı yerini hafifleme duygusuna bırakmıştı. Gözlerimi açtığımda Güneş'e gömleği giydiğimde bana verdiği huzuru, güveni ve tamlık duygusunu anlattım hatta kendime mutlaka aynısından yaptırmak istediğimi söyledim. Düşünsenize temsili olarak size gösterilen bir şey gerçeğiniz oluveriyor bir anda. Ve sorup ihtiyacınız olan cevaplar gelmeye başlıyor … Seans sonrası kısa bir duygu durumu değerlendirmesi yaptık Güneş ile kendimi çok ama çok rahat hissediyordum. Güneş'in dediği gibi zihnimle düşünüp kendimi yorarken aşamadığım ve göremediklerim ARTT SEANSI sayesinde perdeleri aralayarak bana kendini göstermişti. Aslında hep orda olan ama benim farkındalığımı bekleyen gerçeklerimi bulmak çok keyif vericiydi ve ordan ayrılırken Güneş'in ‘Çalışmayı güle güle kullan" deyişi artık hayatıma geçtiğinin sağlamasıydı :)) ARTT Sistemi sayesinde, İŞ – AŞK- REDDEDİLME- ÇARESİZLİK- MADDİ SIKINTILAR – FİZİKSEL ve RUHSAL HASTALIKLAR nötrlenerek kişinin istediği haline de gelebiliyormuş. Ben sizinle kendi deneyimlerimi paylaştım yazılarımla..
Şimdi sıra sizde..

Sevgilerimle
MELDA TUNÇEL






Ofis Fotoğrafları

Sosyal Medya